AZİZNAME…………………basında

ABD’DE SURNAME – CAN DÜNDAR (12 Mayıs 2001-Hürriyet)

….. Aziz Nesin, 1975’te yazdığı ve idam cezasını sorguladığı “Surname’”de halk huzurunda yapılan son idam merasimini anlatır. Nesin’le ilgili kısa bir not: Yücel Erten’in sahneye

koyduğu “Azizname” yakında İstanbul’da olacak. Öteki Tiyatro’nun bu nefis oyununu sakın kaçırmayın.

AZİZNAME YA DA ZAMAN YEME MAKİNASI – ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN- (Hürriyet-20 Şubat 2001)

Geçtiğimiz Cumartesi gecesi, Yücel Erten’in DTdeki engelleme karşısında sivilleşip, çareyi Öteki Tiyatro çatısı altında halkın talebini karşılamaya yöneldiği Aziz Nesin’in Azizname’sinin galasındaydık. Bakın öteki Tiyatronun eşgüdümcüsü ve Azizname’nin yapımcısı Murat Karahüseyinoğlu ne güzel tanımlıyor kendilerini: “Bu tiyatronun bir adı “Öteki”… DT-DTCF-Bilkent kökenli ve alaylı oyuncuları var yürekli… Yücel Erten gibi bir yönetmeni var “öğretici-eğlendirici”… Bir sahne onarımı işi var yarım kalan; ileriye dönük “tiyatro”ya dair önerileri var “somut”, Ankara merkezli kurumlaşma niyeti var “ciddi” ve bu tiyatronun “Azizname” gibi bir oyunu var “özel”(…) Cumhuriyet dönemi üçüncü kuşak Türk bestecilerinin en verimlisi olan Turgay Erdener’in müziklerini yazdığı, danslarını Salima Sökmen’in düzenlediği, piyano başında Bora Ateşyakan’nın yeraldığı, Alaturka öğretmenliğini Orhan Doğan’ın yaptığı Azizname’nin oyuncularını da tek tek saymak boynumuzun borcu: Serhat Nalbantoğlu, Hüseyin Avni Danyal, Ercan Demirel, Ünsal Coşar, Serhat Mustafa Kılıç, Emre Karayel, Özlem Başkaya ve Gizem Erdem.(…)

BİR KOMEDYA KLASİĞİ – SEVDA ŞENER (8 Nisan 2001-Radikal)

(,..)Ara sıra soruluyor, yerli oyunlarımızdan hangileri bizim klasiklerimiz sayılabilir, diye. (…) Yerli oyunları değerlendirirken bu oyunların hangilerinin hala ilgimizi çekmeyi başardığına, bizim beğenimize uygunluğunu sürdürdüğüne bakarız. Yalnız yazılı metin olarak değil, sahnelenmiş oyun olarak, klasik nitelemesini hak etmiş oyunlarımız vardır. Örneğin, Haldun Taner’in Keşanlı Ali Destanı hem yazılı metin olarak, hem Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatrosunun yapımı olarak bir Türk klasiğidir. Ergin Orbey’in AST kadrosuyla sahnelediği Turgut Özakman’ın Sarıpınar 1914’ü de öyle. Klasiklerimiz arasında sayabileceğimiz pekçok oyun yazıldı, sahnelendi ülkemizde. Önce Ankara Devlet Tiyatrosu’nda, şimdi de aynı düzenlemeyle “Öteki Tiyatroda” sahnelenen “Azizname”‘yi tiyatromuzun klasikleri arasında sayabileceğimize inanıyorum.(…)

AZİZ NESİN BİZE BİZİ İZLETİYOR – AYŞEGÜL YÜKSEL – Cumhuriyet

Ankara’da yıllardır tiyatro adına doğru işler yapmak için emek veren bir genç adam, Murat Karahüseyinoğlu işte bu süreç içinde Öteki Tiyatro adını verdiği özel tiyatrosunu yaşama geçirdi. Seyirciyle yeniden buluşturmak için uzun süredir çırpındığı eski bir tiyatro salonunun onarımını tamamlayamadan… Tiyatrosunun ilk oyunu da yeni bir “Azizname” yapımı oldu(…) Şu anda tiyatro salonu olmasa da başkent yeni bir tiyatro kazandı. Öteki Tiyatro ve Azizname şimdilerde İstanbul ve Ankara ağırlıklı bir gösteri düzeni izliyor.(…) Öteki Tiyatroyu tam kriz aşamasında kamuoyuna sunan Murat Karahüseyinoğlu’na şans dilemekten başka ne gelir elden..

AZİZ NESİN HİKAYELERİ GİBİ – EYÜPHAN ERKUL (Milliyet Sanat-1 Temmuz 2001)

“Azizname” Anadolu’yu Dolaşacak

(…) Memeleket biraz “Zübük”

biraz da “Eşek Cenneti” kıvamında yaşayıp giderken , Rumelihisarı gösterileri haftasında sahne alan öteki Tiyatro, bir kez daha Aziz Nesin’i anımsamamıza sebep oldu. Bu kez sahnede gördüklerimiz, yaşadığımız, şahit olduğumuz gerçekleri, karamizah tarzında anlatıyordu. Yücel Erten’in Nesin hikayelerinden uyarlayıp, yönetmenliğini üstlendiği komedi oyunu “Azizname” İstanbul turnesindeydi. (,..)Azizname, 5 yıl önce Devlet Tiyatrosunda sahnelenmişti. Kulislerde sık sık entrikalar nedeniyle gösterimden kaldırılacağı konuşulurdu. Muhafazakar kesimin, Aziz Nasin adına duyduğu hoşnutsuzluk, DT koridorlarında da kendini göstermeye başlamıştı. Sezon başında, “Azizname” tahmin edebileceğimiz gerçeklerle oyuncu kadrosunun bir kısmını değiştirerek, Öteki Tiyatro bünyesinde, sahnelenmeye başladı. Çünkü “Azizname” Zübükvari yönetim anlayışı ile bağdaşmıyordu; ki sonuçlarını ana haber bültenlerinde hep birlikte izliyoruz. (,..)Ankara’dan bir grup, bu güzel komediyle Türkiye’yi dolaşıyor. Her gittikleri kentte neredeyse kapalı gişe oynuyorlar. İsteyince özel tiyatro da yapılabiliyormuş. Bağımsız kalarak, kara parasız bir sanat!…(…)Öteki Tiyatro Ankara’da bir salon açmaya çalışıyor. Yıllardır televizyon dizisi yönetmeni olarak tanıdığımız Murat Karahüseyinoğlu, bir “delilik” yapıp, tüm maddi birikimini salona ve “Azizname”ye aktardı.

ÖTEKİ TİYATRO VE “AZİZNAME” – Filiz ELMAS (Tiyatro..Tiyatro Dergisi -Mart-Nisan 2001)

Ankara için yeni bir oluşum gerçekleşiyor. Öteki Tiyatro’nun Türk Tiyatrosu için üstlenmek istediği misyon nedir? Murat Karahüseyinoğlu: Büyük laflar edecek değilim ‘aynası iştir kişinin’; bekleyip göreceğiz. Ama derseniz ki “sizin üstünüze kalan misyon nedir?” pekala şunlar söylenebilir.. . Öncelikle ticari olarak ayakta kalabilen bir işletme oluşturmak; çalışanlarının maddi gereksinimlerini ‘insana ve sanatçıya yakışır’ standartlarda tutmak; bahanelere dayalı oyunlar koymamak; ‘yokluk edebiyatı’ yapmamak; siyasi olarak durduğu yer olan ‘halkın yanında ve yararına’ olmak ve bunu ‘iyi oyun’ ‘iyi yönetmen’ ‘iyi oyuncu’ ile bize yakışır şekilde yapmak; kazandığı ile sektöre yatırım yapmak diye özetleyebilirim. Öteki Tiyatro’nun ilk projesi kendi sahnesi dışında oynanıyor. Özel tiyatroların karşılaştığı önemli sorunlardan biri de sahnesizlik. Siz kurulma aşamasında olan sahnenizi ne zaman hizmete açmayı düşünüyorsunuz? Kendi adıma on küsür yıldır düşünüyorum, Yücel Hocam on yıllardır düşünüyordur ama sadece düşünmekle olmuyor ki..Yıllarca arayıp, nihayet 1998 yılında, hem de ‘ruhsatı tiyatro’ olan bir salon bulundu ve 2006 yılına kadar da kiracısıyız. (ENDİ’nin sponsorluğunda) Ama salon kullanılacak halde değil. 1999 yılında Ahmat Mümtaz TAYLAN ile birlikte bir ‘sanatçı dayanışması’ örneği olacak şekilde 40 Gün 40 Gece adıyla, katılacak 40 grup- sanatçının ücretsiz gösterileriyle binamızı tamamlamayı düşünmüşsek de ülkenin ve tabii ki bizim içine düştüğümüz ekonomik kriz sebebine ‘yarım kaldı’. Salon olmadan bir daha tiyatro yapmaya soyunmama kararımız olmasına rağmen; Yücel Erten Hocamızın DT ile yaşadığı sorunlar ve emekli olması ile birlikte ‘Azizname’ projesi ile birlikte”önce oyun koyalım sonra da salonumuzu yaparız” diyerek tekrar yola çıktık.. Yani salonumuzu kazandıklarımızla yapmayı planlıyoruz, ilk çalışmanızı Türk Tiyatrosu için önemli bir yönetmen ile gerçekleştirdiniz. Bu sezon içinde Azizname’den sonra çalışmak istediğiniz yeni bir oyun var mı? “Azizname ” benim ‘kaldırılmasından’ üzüntü duyduğumuz bir prodüksiyondu, Yücel Hocamın hemen tüm oyunları gibi; ama aynı zamanda DT’de de oynamasını saçma bulduğum, söyledikleri ile ‘özele’ daha yakışır bir oyundu. Bizim ilk projemiz olmasının ana sebebi budur.. ayrıca ‘seyircisiyle buluşmuş’ olması, Ankara tamam ama İstanbul’un ve diğer illerimizin hemen hiç görmemiş olması ve ‘özel tiyatro’ olma düşümüzün Azizname oyuncularıyla paylaşılıyor olması da diğer etkenlerdir. Ankara’da gördüğü ilgiyi diğer illerimizde gördüğü taktirde Aziz Nesin Hocamızın da gerçekleşmesinden mutlu olacağından emin olduğumuz bir düşü gerçekleştirmiş olacağız diye düşünüyorum.Yeni oyunlara gelince, tiyatromuzun Sanat Yönetmeni Yücel Erten Hocamızın tercihleri bu anlamda daha önemli.. Onun önerisi Oldrich Danek-“Savaş İkinci Perdede Çıkacak” ve Aristophanes’in “Ekklesiazusen” adlı oyunundan esinlenerek yazdığı “Kadınlar Devleti”. Benim olmasından mutluluk duyacağım ve de bize yakışacağını düşündüğüm ek-proje ise, Oğuz Atay’dan oyunlaştırdığım “Korkuyu Beklerken” . Beğendiğini bir ara bununla da ilgileceğimizi düşünüyorum… Ama benim şu an asil görevim, çalışacak-oyunlarımızı sahneleyebilecek özelliklere sahip mekanı ve ilişkileri yaratmak-çarkı ayakta tutmak olacaktır.

KIŞ ORTASINDA TİYATRO BAHARI- Prof.Dr.Ayşegül YÜKSEL (Cumhuriyet Gazetesi- ../../2001)

(,..)Ve Öteki Tiyatro…Ankara’nın bu çok yeni özel tiyatrosunun yapımcısı, okullu tiyatrocu Murat Karahüseyinoğlu. Yıllardır bir salon sahibi olma çabası içindeki sanatçının ilk yapımı, Devlet Tiyatroları’nda beş yıl kapalı gişe oynamışken geçen yıl kaldırılan ünlü “Azizname” (…) Oyun, Geçen Cumartesi yapılan basın gecesinde yaşanan coşku, İstanbullu özel tiyatrocuları kıskandıracak düzeydeydi. İyi işler karşılığını buluyor.(…)

AZİZNAME – Ati la SAV (Hürriyet 20/şubat/2001)

Gülmece denince akla gelen ilk isim Aziz Nesin’dir.Karşılaştığımız her çapraşık ve komik durumu, her bozukluğu anlatmak için “tam Aziz Nesinlik iş”deyimi dilimize yerleşti neredeyse. Devlet Tiyatrosundaki yönetim karmaşası”Aziz Nesinlik bir iş”e dönüşünce eski genel müdürlerden Yücel Erten emekliliğini istedi. Şimdi özel bir tiyatro girişimine yön veriyor. Topluluğun adı “Öteki Tiyatro”. Seçilen oyun da Devlet Tiyatrosu’nda oynanmış ve çok ilgi görmüş olan bir Yücel Erten Yapımı Azizname. Yücel Erten, usta bir tiyatro adamı, yönetmen. Elindeki malzemeyi oyuna dönüştürürken neyi amaçladığını iyi biliyor. Seçtiği konuyu ve türü iyi değerlendiriyor. Elindeki sanatçı kadrosunu da en iyi biçimde oyunla buluşturuyor. Kadroda Devlet Tiyatrosu’ndaki ortam nedeniyle işten uzaklaştırılan Serhat Nalbantoğlu gibi bir deneyimli oyuncu olmak üzere Hüseyin Avni Danyal.Ünsal Coşar gibi Devlet Tiyatrosu kadrosunda çalışan yetenekli genç sanatçılar ile Ercan Demirel, Serhat Mustafa Kılıç, Emre Karayel, Özlem Başkaya ve Gizem Erdem gibi değişik kurumlarda tiyatro eğitimi yapmış gençler, farklı kaynaklardan gelmelerine karşın tam bir takım uyuşumu sağlıyorlar. Oyunun türüne uygun bir sahne düzeni ve disiplini içinde yeteneklerini sergiliyerek, gülmecenin olası tuzaklarına da düşmeden oynuyorlar.Turgay Erdener’in müziği, Salima Sökmen’in dansları ile tamamlanıyor gösteri. Yüzüncü Yıl Sahnesi ve Salonu oyuna elverişli ortamı sağlıyor.Öteki Tiyatro, sanat yolculuğuna başlarken denenmiş bir başarıdan yola çıkıyor. Nüfusu hızla artarken, izleyici sayısı aynı oranda artmayan başkente yeni bir sanat soluğu getirmesini dilediğimiz topluluğa başarı dileriz.

ÖTEKİ TİYATRO – Figen Adıgüzel (tiyatro..tiyatro dergisi- aralık 2003)

1998 yılında kurulan Öteki Tiyatro, aynı yıl 40 değerli sanatçıgrubun katılacağı ve tüm gelirin tiyatroya bırakılacağı bir şenlik planlanmış iken, bu, yaşanan krizler sebebiyle hayata geçirilememiş ve öteki Tiyatro kendi olanaklarıyla beş yıldır sürdürdüğü salon inşaatını ancak tamamlayabilmiştir. Bu bina 1965’te eski ‘Maltepe Komedi Tiyatrosu’ olarak 70’li yıllara kadar da hizmet vermiş. Ancak daha sonra bar, pavyon, gazino, depo olarak kullanılmış.yaklaşık 15-20 yıl kadar da kapalı kalmış. 2000 yılında Murat Karahüseyinoğlu ve Ahmet Mümtaz Taylan burayı bulup tadilatına başlamışlar. 7-8 ay önce bu kurucu ekibe Yalçın Günaydın katılmış. Ekonomik kriz ve maddi imkansızlıklardan yavaş ilerleyen inşaat 2003’te tamamen bitmiş. Öteki Tiyatro’nun kadrolu sanatçıları ile ilk yaptığı prodüksiyon 2001 sezonunda Yücel Erten’in sahneye koyduğu ‘Azizname’dir. İki yıl kadar hiçbir prodüksiyon yapamayan Tiyatro, 2003’ün 29 Ekim’inde yeni bir tiyatro salonu ve ’40 gün 40 gece’ açılış festivaliyle tekrar Ankaralı tiyatro severlere Merhaba dedi. Festival’de ‘Atatürk ve Milli Mücadele’ isimli belgesel film ile açılış yapıldı. Festival’in etkinliklerinden bazıları: Tiyatro Tempo Karagöz Figürleri Sergisi, ‘Karagöz ve Cadılar1, ‘Hint Fakiri’, Krek Tiyatro Topluluğu Adamlar’, tiyatrotem ‘Lahana Sarma’, Böyle Devam Edemeyiz’, Arkadaş Tiyatro ‘Taziye’, Üç Anadolu ‘Öteki Türküler’, Dostlar Tiyatrosu ‘İnsanlarım’, ‘Zorlu Çocuk ve Gençlik Tiyatrosu ‘Müziğin Kalbi’, Ankara Deneme Sahnesi ‘Samah Kardeşlik Töreni’, Açık Tiyatro ‘Katil Uşak’, Ankara Sanat Tiyatrosu ‘Godoyu Beklerken’, A.Ü. konservatuarı Modern Dans Topluluğu ’23 Sentlik Askere Dair’di (…) Ben de Ankara’ya yeni tiyatro salonu kazandırdıkları için – Ankara’da tiyatro açmak pek İstanbul’da tiyatro açmaya benzemez- tüm tiyatro izleyicileri adına teşekkür ediyor ve yollarının açık olmasını diliyorum.

GERİ DÖN